|
| Nuri Bilge Ceylan’ın son filmi Üç Maymun Avrupa’yı fethettikten sonra bu hafta görücüye çıkıyor. Sistemin yıprattığı ve parçalanmaya bile gücü kalmayan bir ailenin dramını anlatan film seyredilmeye değer Üç Maymun ile bu yıl Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü alan Nuri Bilge Ceylan 45. Altın Portakal Film Festivali’nde alamadığı ödüller ile şaşkınlığa uğradı. Halbuki Üç Maymun Ceylan’ın belki de izleyici tarafından en rahat tüketilecek yapıtıydı. Tabii festival ödülleri jürinin yapısıyla çok ilişkili... Bu jüriyle ödül alamayan film başka bir jüri tarafından ayakta alkışlanabilir. Ceylan’ın filmini fazlaca bulaştığı bu ödül karmaşasından çıkarırsak seyretmesi en zevkli filmlerinin başında geliyor Üç Maymun. Entelektüel zorlamalara kurban edilmemiş, içimizden insanların zayıflıklarını, kusurlarını işleyen bir yapım. Filmin başrollerinde oynayan Yavuz Bingöl ve Hatice Aslan bir numara oyunculuk çıkarmışlar. CESUR SAHNELER VAR Özellikle Hatice Aslan bir kadının bütün güzelliklerini üstünde toplamış. Filmde cesur sahneleri var. Ama Ceylan’ın yönetmenliği ve Hatice Aslan’ın oyunculuk gücü bu sahneleri filmin olmazsa olmaz sahneleri haline getirmiş. Bu sahneleri izlerken ‘İşte insan vücudu sinemada ancak bu kadar anlamlı kullanılabilir’ dedirtiyor. Filmde maddi zorluklar yaşayan ailenin reisi Eyüp patronunun bir kadını öldürdüğü trafik kazasını üstlenir. Politikacı olan Servet, Eyüp’e suçu üstlendiği takdirde toplu para vereceğini ve hapiste bulunduğu süre içinde maaşını da ailesine ulaştıracağını söyler. Oğlunu okutabilmek için Eyüp’ün bu paraya ihtiyacı vardır ve suçu üstlenir. Fakat geride bıraktığı karısı ve oğlu dışarıda devam eden hayatı Eyüp’ün öngörmediği birçok ilişkinin başlamasına sebep olur. Eyüp ve karısı Hacer’in evliliği demir parmakların arkasındaki acının kurbanı olacaktır. Bütün bu dramlardan bir evliliğin çıkması mümkün mü? Çıkışın tek çaresi problemleri çözmek mi yoksa görmezden mi gelmek? Ceylan filmde aslında çare hayata bakış açımızın içinde yattığını söylüyor. Sistem o kadar kirlendi ki bu kirliliğe bulaşmamak imkansız. Bu bağlamda soruyor Ceylan hepimize, hangimiz temiziz? Hepimiz kirliysek ve birbirimizle yaşamak zorundaysak, karşımızdakileri, kendimizi nasıl yargılarız? Yani yüreğimizin bir kanadını kıracağız. Birbirimize ihtiyaç duyacağız ama temizliği, sonsuz sevgiyi ve güveni kurban vereceğiz kirli hayatlarımıza. Hayata karşı değil kendimize karşı üç maymunu oynayacağız. ÖNCE KALP KAPANIYOR O heykelde biri kulaklarını, diğeri ağzını, bir diğeri ise gözlerini kapatır ya, Ceylan’ın maymunları önce kalplerini kapatıyorlar. Sözlerimize başlarken dediğimiz gibi izleyici tarafından tüketilmesi ve anlaşılması en kolay ama belki de sisteme en ağır eleştirileri getiren film Üç Maymun. Ceylan’ın metamorfozu olan bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum. Filmin adı: Üç Maymun Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan l Oyuncular: Yavuz Bingöl, Hatice Aslan, Ahmet Rıfat Şungar, Ercan Kesal, Cafer Köse, Gürkan Aydın Tür: Dram ************************************** Sonuna kadar aşk, sonuna kadar Fenerbahçe Belgin Doruk ve Ayhan Işık’ın o muhteşem siyah beyaz filmlerini hatırlatıyor Aşk Tutulması. O dönemlerin filmlerini bir tür olarak adlandırmak kimsenin aklına gelmemişti. Fakat Hollywood komedi ile aşk arasında gelip giden bu filmlerin izleyici tarafından ne kadar kolay tüketildiğini görünce romantik komedi dedi bu türe ve her hafta neredeyse bir iki örneğini görmeye başladık. Türk Sineması ise o siyah beyaz dönemlerden sonra özellikle 1980 sonrası kabuk değiştirdi. Entelektüelliğin soğuk dehlizlerine girdi, siyasi çalkantının aynası oldu. Olsun tabii, sinemanın en önemli özelliğidir hayatın aynası olması. Ama bir görevi daha vardır sinemanın; eğlendirmek, umutlandırmak, naif duyguların kaybolmadığını bize hissettirmek. Ne yazık ki Türk sineması unuttu bunu. Romantik komedinin yerini Recep İvedikler, G.O.R.A.lar aldı. Onlara da karşı değiliz ama biraz durum saptaması yapmak gerektiğine inanıyorum. İşte Aşk Tutulması bu anlamda tam bir geriye dönüş yaşattı bize; hem güldürdü hem duygulandırdı. FAHRİYE EVCEN ÇOK KOMİK Filmin erkek oyuncusu Elveda Rumeli dizisinden hatırlayacağınız Tolgahan Sayışman için yeni Ayhan Işık benzetmesini yapmak istiyorum kendi adıma. Hem partneri Fahriye Evcen ile büyük uyum yakalamış hem de Fenerbahçe sevgisinin nasıl olması gerektiğini herkese hatırlatmış. Filmin daha açılış sahnesinde babasının mezarına giden Uğur gözlerindeki yaşlarla telefonunu açıyor ve kaydettiği tezahüratları dinletiyor. Üstelik bu sahne öyle espritüel bir tavırla da çekilmemiş. Filmin geneli öyle gitse de yönetmen Murat Şeker Fenerbahçe sevgisini asla bir espri konusu yapmamış. Sahneden sahneye geçerken duyguları nasıl hazmetmeniz gerektiğini anlamak için bir duraklıyorsunuz. Fahriye Evcen ise tam bir espri bombası. Onun bilmediğimiz bir yüzü ortaya çıkmış filmde. Komik hem de çok başarılı. Murat Şeker içinse şunu söylemeliyiz, koskoca bir adım atmış genç yönetmen. Şimdi bu filme küçümseyerek bakanlar olacaktır. Bence hiç etkilenmesin çünkü Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan bir türün çok başarılı örneğini vermiş Aşk Tutulması’nda. Filmin konuşulması gereken bir yönü de taraftarlığı ve Fenerbahçe sevgisini bu kadar başarılı ve göz yaşartacak derecede işleyen bir Türk Sineması örneği daha görmemiştim. Bu yönüyle de tebrikleri hak ediyor Murat Şeker. Filmin adı: Aşk Tutulması Yönetmen: Murat Şeker Oyuncular: Tolgahan Sayışman, Fahriye Evcen, Tim Seyfi, Ali Erkazan, Suzan Aksoy, Murat Akkoyunlu l Tür: Romantik komedi ***************************** Testere 5 HEYECANLA izlediğimiz Testere serisine bir yenisi daha ekleniyor.: Testere 5. Diğer bölümlerde olduğu gibi yine gerilim dolu Testere 5’te dehşet devam ediyor. Tutkunlarının merakla beklediği filmde bu kez yönetmenlik koltuğuna David Hackl oturuyor. Film Jigsaw efsanesini yaşatacak hayatta kalan son kişi olan Hoffman’ın, sırrının açığa çıkmaması için yarım kalan işlerin peşine düşmesini konu alıyor. Filmin adı: Saw V / Testere 5 Yönetmen: David Hackl Oyuncular: Tobin Bell, Costas Mandlor, Scott Patterson, Julie Benz Tür: Gerilim **************************** Devrim Arabaları CUMHURBAŞKANLIĞI konutunda 16 Haziran 1961’de ülke kalkınmasını tartışılmaktadır. Bir ara Cumhurbaşkanı sinirlenip bu ülkenin otomobil bile üretebileceğini söyler. Bu iddia ciddi ciddi meydan okumaya dönüşür. Paşa emrini verir; yaklaşan Cumhuriyet Bayramı’na ilk yerli otomobil yetiştirilecektir. Benzini bitip yolda kalan otomobil olarak eksik bildiğimiz, dramatik bir hikaye. Devrim Arabaları belgeselleriyle tanıdığımız Tolga Örnek’in tarihi gerçeklere dayanan ilk kurgu filmi. Filmin adı: Devrim Arabaları Yönetmen: Tolga Örnek Oyuncular: Halit Ergenç, Uğur Polat, Onur Ünsal, Vahide Gördüm, Serhat Tutumluer, Selçuk Yöntem, Taner Birsel Tür: Tarih - dram
|
User21
- Zombi filmlerine sosyolojik anlamlar yükleyen adam
- Eski dostlar 20 yıl sonra dönüyor
- Mustafa çok tartışılacak
- Bir Aradayız, Hepsi Bu / Hunting and Gathering
- 'Üç Maymun' 16 Mayıs'ta Cannes'da izleyici ile buluşacak
- Bir ömre bir ‘Sonbahar’ yeter
- Bonneville
- Paris
- Uyuyan imparator istemiyoruz!
- Made in Europe
|
Ve Yusuf ve annesi ve güğümler... |
| Uğur Vardan - Radikal | |
|
Dâhiyane bir film üzerine eskiz |
| Atilla Dorsay - Sabah | |
|
Haddi aşan bir sözcük için, 'muhafazakâr sinemacılar'dan özürümdür… |
| Ali Murat Güven - Yeni Şafak | |
|
Süt'’ü kana kana izleyin |
| Serdar Akbıyık - Star | |
|
Çağımızın bir kahramanı |
| Cüneyt Cebenoyan - Birgün | |




