Pazar, 12 Ekim 2008
 
Umut-Sanat Ürünleri şirketinden örnek bir davranış PDF Yazdır ePosta
Ali Murat Güven - Yeni Şafak tarafından yazıldı   
5 Nisan 2008 Cumartesi günü bu sayfadaki köşemde “Basın gösterimlerinde korsan kayıt yapan 'hırsız eleştirmenler' kimlerdir?” başlıklı bir yazı yayımlamış ve sektöre uzak bir çokları tarafından “bulunmaz nimet” olarak görülen basın gösterimlerinin hem abuk subuk düzenleniş saatleri, hem de bu gösterimlere ilişkin olarak tarafımıza gönderilen davetiyelerdeki haddi aşan üslûba dikkatleri çekmiştim.

Haklı bir şikayet, er ya da geç hedefini bulur. Bu konuda aynı kulvarda kalem oynattığımız pek çok meslektaşımdan ardarda destek mesajları aldığım gibi, en anlamlı cevabı da yine film dağıtıcısı bir şirketin saygıdeğer genel müdürü verdi.

1990 yılından bu yana birbirinden değerli yabancı filmleri ödünsüz bir seçicilik içinde Türkiyeli sinemaseverlerle buluşturan Umut Sanat Ürünleri Anonim Şirketi'nin kurucusu ve genel müdürü Sayın Yusuf Karabol'dan, önceki hafta, “sinema yazarlığı” mesleğinin ülkemizde her geçen biraz daha erozyona uğrayan şeref ve haysiyetini ona geri kazandırmak adına son derece önemli bir mektup aldım. Mektubun yanına “çok özel” bir de DVD eklenmişti.

Yakın zamanda Almanya'dan “Die Welle” (Tehlikeli Oyun) adlı -ülkesinde büyük ses getirmiş- bir sinema filmini ithal ettiklerini anlatan Yusuf Bey, bu yapıtı 9 Mayıs Cuma günü Türkiye sinemalarında gösterime çıkartacaklarını belirten satırlarından hemen sonra, dostça ifadelerle bezeli mesajına aynen şu notu düşmüştü:

“Alman yönetmen Dennis Gansel tarafından beyazperdeye aktarılan bu filmin size özel olarak hazırlanmış bir kopyasını, sinemada izleme olanağı bulamayabileceğiniz düşüncesiyle ekte bilginize sunuyoruz. 'Tehlikeli Oyun' filminin, ülkemiz gençliğinin karşı karşıya bulunduğu 'ötekileşme' ve 'ötekileştirme' sorununun yol açabileceği tehlikelere sanatsal bir yaklaşımla dikkati çekeceğini umuyor, ülkemiz gençliği ve aydınlarının toplumsal barışımıza ve ulusal bütünlüğümüze zarar verecek yönlendirmelerden kendilerini korumalarına yardımcı olmasını diliyoruz.”

Durumu tam olarak anlayamayanlar var ise onlar için bir kez daha tekrar ediyorum: Korsan filmciliğin alıp başını gittiği Türkiye'de, ülkemizin en önemli film ithalatçı ve dağıtıcı şirketlerinden birinin genel müdürü, kendisi ve ekibi tarafından seçilen diğer 14 sinema yazarıyla birlikte şahsıma -onbinlerce dolar para ödeyerek satın aldığı ve henüz sinemalarımızda gösterime sunulmamış olan- yepyeni bir yabancı filmin eksiksiz bir DVD kopyasını, bu filmi basın gösterimi için sabahın köründe yollarda sürünmeden, evimizin rahat koşullarında izleyip yazabilelim diye “armağan” olarak gönderdi.

Sayın Karabol'a bu inceliğinin karşılığında elbette ki ben de ayrıntılı bir cevabî mesaj gönderdim. Ki onu da tıpkı konuyla ilgili diğer bazı dokümanlar gibi (sayfamızdaki yer darlığından dolayı) internet edisyonumuza aktarmak zorunda kaldım; dileyenler oradan ayrıntıları okuyabilirler.

Türk film işletmeciliği sektörünün sinema yazarlarıyla ilişki biçimi açısından tam anlamıyla “devrim” sayılabilecek bu jest karşılığında söyleyecek iki sözüm var:

1) Sayın Karabol'un kişiliğinde, yazar-dağıtıcı şirket ilişkilerinde “taşları yerli yerine oturtan” Umut Sanat Ürünleri Ailesi'nin bütün üyelerine gönülden teşekkür ediyorum.

2) Bu zarifliğin, yazarların elektronik posta adreslerine gönderdikleri davetiyelerde, “Gerekli görürsek basın gösterimlerinde sizi salondan çıkartıp üstünüzü arayabiliriz, yanınızda gizemli çantalarla falan gelmeye kalkmayın, ona göre!” tarzı rahatsız edici ifadeler kullananlara da davranış biçimlerini yeniden düzenlemeleri yönünde olumlu bir örnek oluşturmasını diliyorum.

Hem biçimsel özellikleri hem de içeriği itibarıyla önemli bir film olan “Tehlikeli Oyun”, gösterime gireceği gelecek hafta sonunda sinema sayfamızda “haftanın filmi” olarak manşetten tanıtılacaktır.

Bizlere “Hz. Mevlâna”yı anlatan bir yapımın basın gösterimi ve gala davetiyesini göndermeye gerek duymayan Best Line Pictures gibi özensiz dağıtıcıların filmlerine bile sırf “Türk sinemasına destek olmak” adına sayfamızın yarısını cömertçe sunarken, Umut Sanat ekibi ve ithal ettikleri yüksek kalibreli yapıt böyle bir desteği misliyle hak ediyor çünkü...

* * *

Umut Sanat Ürünleri A.Ş. Genel Müdürü Sayın Yusuf Karabol'a gönderdiğim teşekkür mesajının tam metni:

Sayın Karabol,

Cuma günü öğleden sonra haftalık sinema sayfamı hazırlamak üzere gazetem Yeni Şafak'ın binasına geldiğimde, danışma bölümündeki posta kutumda, sizden gelen, beklenmedik, ancak o oranda da hoş bir sürprizle karşılaştım.

Gelen zarf, zatıâlinizin imzasını taşıyan dostça bir mektup ve 9 Mayıs'ta gösterime girecek olan “Tehlikeli Oyun” filminizin (The Wave) bir DVD kopyasıydı.

Ülkemiz sinemaseverlerine hizmet veren bazı film şirketlerinin sinema yazarlarına gönderdikleri rutin basın davetiyelerinde -artık paranoya düzeyine ulaşan korsan CD korkuları nedeniyle- “Basın gösterimimizde sizden kuşkulanırsak üzerinizi arama hakkımız saklıdır” şeklinde küstahça cümleler kullanmaya başladıkları bir dönemde, şahsıma göstermiş olduğunuz bu güvenden dolayı size ve şirketinize yönelik hayranlığım bir kat daha arttı.

Eğer ki siz bir ithalatçı ve distribütör olarak ülkenizin bir sinema yazarına bu denli güveniyor ve ona dostça bir yaklaşım içinde, gösterime girecek olan yeni filminizin DVD kaydını gönderiyorsanız, o durumda şunu da bilmelisiniz ki benim de üzerime bir ordu insan saldırsa dahi, arşivimden hiç kimse o filmin DVD'sini alıp kopyalayamaz.

Gönderdiğiniz DVD, ülkemiz sinemasına yıllardır çok önemli hizmetler vermekte olan bir sinema gönüllüsünün, bir başka sinema hizmetkârına duyduğu yüksek güveninin kanıtı konumundaki ticarî bir meta olmasının ötesinde, benim açımdan artık çok özel bir emanete de dönüşmüştür. Herşeyin (bu devirde bile!) güvensizlik ve para üzerine kurulu olmadığını gösteren mukaddes bir emanete...

Sinema yazarlarına basın gösterimi davetiyelerinde kullanılan çirkin üslûp üzerinden “potansiyel hırsız” muamelesi yapılmaya başlandığı bu son dönemde, büyük bir film şirketinin yöneticisi olarak sergilediğiniz bu zarif davranışın, sektördeki diğer bütün meslektaşlarınıza da örnek oluşturmasını diliyorum.

En içten saygılarımla,

ALİ MURAT GÜVEN
Yeni Şafak sinema editörü ve yazarı

* * *

Sayın Karabol'dan gelen cevabî mesajın tam metni:

Sayın Güven,

Öncelikle şahsıma ve firmamıza karşı göstermiş olduğunuz yakın ilgi ve övgüleriniz için teşekkür ederim.

Umut Sanat, kuruluş yıllarından itibaren “Sinema kültürdür” ilkesini benimsemiş, gerek ithal ettiği ve gösterime sunduğu filmlerin seçiminde, gerek sinema yazarlarımız ile olan ilişkilerimizde bu ilkenin yaşama geçirilmesi hep öncelikli bir öneme sahip olmuştur.

Ülkemizde sinema sanatına gereken önemin verilmesi ve sinemanın kültürel, sanatsal, toplumsal işlevlerini gereğince gerçekleştirebilmesi için sinema yazarlarımıza da çok ciddi görevler düşüyor. İzleyicilerin öncelikle gösterime giren ve girecek olan filmlerle ilgili doğru ve düzeyli bilgilendirilmesi; sinemaya olan ilgilerinin sürekliliğinin sağlanabilmesi konusunda sinema yazarlarımıza gerekli bilgi ve belgelerin temininde yardımcı olmak da bizlerin öncelikli bir görevidir.

Bu görevi lâyıkıyla yerine getirmek üzere başlatmış olduğumuz yeni bir uygulamanın sizin tarafınızdan da takdir edilmesinden duyduğum memnuniyeti bir kez daha ifade ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum

Saygılarımla,

YUSUF KARABOL
Umut Sanat Ürünleri A.Ş.
Genel Müdürü

 

User21