|
| 11. Uluslararası Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, 8-15 Mayıs tarihleri arasında ''Kendin ol, düşünü yarat'' temasıyla 27 ülkeden 88 kadın yönetmenin filmini sinemaseverlerle buluşturacak. Vakıfbank'ın sponsorluğunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Başbakanlık Tanıtma Fonu'nun katkılarıyla düzenlenen festivalin programıyla ilgili Sheraton Otel'de basın toplantısı düzenlendi. Festival Kurucusu Halime Güner, bu yıl 27 ülkeden 88 kadın yönetmenin filmini konuk edeceklerini söyledi. Festivalin Kızılırmak sinemasında yapılacağını, ancak 7 mekanda da etkinlikler düzenleyeceklerini belirten Güner, bu yıl ''Uçan Süpürge Onur Ödülü''nün Nilüfer Aydan'a, ''Bilge Olgaç Başarı Ödülü''nün de Meral Çetinkaya'ya verileceğini bildirdi. Güner, ''gündemdeki olaylarla ayrımcılığın, tecavüzün, şiddetin ne kadar travmatik olduğunu bir kez daha gördüklerini'' dile getirerek, ''Oysa bizler artık başka bir dünyanın mümkün olduğuna inanmak istiyoruz. Bu nedenle bu yıl festivalin temasını 'Kendin ol, düşünü yarat' olarak belirledik'' dedi. Güner, festivali ''kendi düşünün peşinde koşan, düşünü yakalayan, düşündüğünü yaratan'' tüm kadınlara armağan ettiklerini dile getirdi. -''KADIN BAŞROL OYUNCU BULAMIYORUZ''- Sinema eleştirmeni Alin Taşçıyan da ''çağın aynası'' sinemanın erkek egemen bir sanat olduğunu, kadınların kendi öykülerini anlatacak alan bulamadıklarını bildirerek, kadın sinemasına ''şiddetle ihtiyaç olduğunu'' söyledi. Hollywood sinemasının 15-35, Türk sinemasının da 15-25 yaş arası erkeklere yönelik filmler yaptığını ifade eden Taşçıyan, şöyle devam etti: ''En fenası sanat sineması dediğimiz alanda da yine ağır bir erkek egemenliği görüyoruz. Oscar ödüllerinde, herhangi bir şekilde 'western'in kenarından bile dolaşsa film, mutlaka ve mutlaka ödül alır, aday gösterilir, oyuncular baş tacı edilir. Türkiye'de de bu kaba terimimi mazur görün ama, daha iyisine layık olduğunu düşünmüyorum, bir maganda kültürü gişeleri ele geçirmiş durumda. Biz buna teslim olmuş durumdayız. Yani sayısal olarak zaten hiçbir zeminimiz kalmış durumda değil. Sanatsal olarak da son 10-15 yıldır 'lütfen kadınlara rol verin, kadın karakter olsun' diyoruz. Bazı zamanlarda Türkiye'de yapılan ulusal yarışmalarda erkek oyuncuyla eşit veya filmi başından sonuna götüren bir kadın başrol oyuncu bulamıyoruz. Bazen idare eder derecede, ağırlıklı yardımcı rol düzeyindeki kadın oyunculara 'en iyi kadın oyuncu' ödülü verilmek zorunda kalınıyor, başka karakter olmadığı için.'' Kadın filmlerinin yaygınlaşması ve bunları özellikle erkeklerin izlemesi gerektiğini ifade eden Taşçıyan, festivalin de ''ana tanrıça Kibele'nin toprağında, Kibele'nin üzerine atılan toprağı kaldırmaya çalıştığını'' kaydetti. -''BARIŞ NE ZAMAN'' PIPPA BACCA'YA ADANDI- Festival Program Koordinatörü Ruken Öztürk ise festivalde uluslararası kadın ticaretinden ikili ilişkilerdeki kıskançlığa, popülerden sanatsala kadar kadın odaklı çok çeşitli filmler gösterileceğini söyledi. Öztürk, festivalin ''Barış Ne Zaman'' bölümünün de İtalyan sanatçı Pippa Bacca'ya armağan edildiğini bildirdi. Festival yönetmeni Berrin Balay da daha çok izleyiciye ulaşmak için bu yıl biletlerin 5 YTL olduğunu, belgesel ve kısa filmlerin de ücretsiz gösterileceğini söyledi. Balay, festivalde film gösterimleri yanında söyleşiler de yapılacağını duyurdu. -FİLMLER- Açılışı, 8 Mayısta Devlet Opera ve Balesi'nde yapılacak festivalin ''Her Biri Ayrı Renk'' bölümünde Arjantin, Avusturya, Belçika, Brezilya, Fransa, Hollanda, İran, İspanya, İsrail, Polonya ve Türkiye'den 12 film, ''Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) Ödülü'' için yarışacak. Yarışmaya Türkiye'den katılacak film ise Selma Köksal'ın ''Fikret Bey'' adlı yapımı olacak. ''Sinemamız'' bölümünde, ödül alacak usta oyuncular Nilüfer Aydan ve Meral Çetinkaya'nın birer filmi ücretsiz izlenebilecek. Festivalde yönetmen Chantal Akerman da Ankaralı sinemaseverlerle buluşacak. Festivalin ''Kadın, Edebiyat ve Sinema'' bölümünde, Jane Campion'un ilk başyapıtı ''Masamdaki Melek''in yanı sıra, Gillian Armstrong'un Sarah Miles Franklin uyarlaması ''Muhteşem Kariyerim'', Pascale Ferran'ın yazar Lawrence'dan uyarladığı ''Lady Chatterley'' izlenimde olacak. ''Bana Özel'' bölümünde oyuncu ve yönetmen Adrienne Shelly'nin ''Pastacı'', Tamara Jenkins'in ''Savage Ailesi'' ve Nina Menkes'in ''Hayalet Aşk'' filmlerinin gösterileceği festivalde, Abbas Kiarostami'nin İran'da büyük tartışmalar yaratan ''On'' adlı filmi de izleyici karşısına çıkacak. Pippa Bacca'ya adanan ''Barış Ne Zaman'' bölümünde 3 kurmaca, 2 belgesel ve 2 kısa olmak üzere 7 filmin yer alacağı festivalde, ''Erkekler Matinesi''nde, 3 kurmaca ve 2 belgesel film seyircinin beğenisine sunulacak. Dünya ve Türkiye'den belgesellerin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüslerinde gösterileceği festivalde, 19 kısa film de yer alacak. ''Beden'' konulu ''Kısa Film Öyküsü Yarışması''nın da düzenlendiği festivalde, ''yapımcı kadınlar'' ile yazarlar Latife Tekin, Hasan Akbulut ve edebiyat, sinema ve kültür kuramcısı Özden Sözalan ve Gülsün Karamustafa söyleşiler yapacak.
|
User21
- Osmanlı Cumhuriyeti
- Savaş filmleri tarihinde kolay aşılamaz bir zirve
- Gerçek bir kumarbazlık hikayesi
- Nakıp Ali'nin ruhu şad oldu
- The X-Files: İnanmak İstiyorum / The X-Files: I Want to Believe
- İnsan ırkı tehlike altında!
- Aslan Kral’ın Oğlu Leo / The Story of Leo
- Tropik Fırtına: Al Bakalım / Tropic Thunder
- Paris
- Pardon, Seni Seviyorum
|
‘Issız adam’, bir ‘Ada’ya düşünce... |
| Uğur Vardan - Radikal | |
|
Bir ayrılık senfonisi |
| Atilla Dorsay - Sabah | |
|
Burnumuzun direğini sızlatan bir romantizm başyapıtı |
| Ali Murat Güven - Yeni Şafak | |
|
Çağan’ın renklerinin en güzeli |
| Serdar Akbıyık - Star | |
|
Çağımızın bir kahramanı |
| Cüneyt Cebenoyan - Birgün | |



