Perşembe, 24 Temmuz 2008
 
Festivalde ikinci hafta heyecanı! PDF Yazdır ePosta

Bu yıl 27’incisi düzenlenen Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ilk haftasını geride bırakıyoruz. Tüm hafta boyunca izlediğimiz birbirinden güzel filmler, yönetmen ve oyuncularla buluşmalar, Bob Dylan, Rolling Stones gibi unutulmayan isimlerin hit parçalarını dinlediğimiz cover konserlerle, hem eğlendik, hem bilgilendik.

 

Türkiye’nin en kapsamlı etkinliklerinden biri olan festival, bizi önümüzdeki günlerde de yoğun bir haftaya hazırlıyor. Tüm bir yıl heyecanla beklediğimiz festivalin devamında yine birbirinden güzel filmler izlerken, Marc Caro, Tony Gatlif, Michael Ballhaus, Alexander Sokurov gibi sinemaya mal olmuş büyük isimlerle de tanışma ve sinema deneyimlerini onların ağzından dinleme fırsatı bulacağız. Ayrıca Fransız sinemasının en heyecan verici ve yakışıklı oyuncularından Grégoire Colin’i de, Cumartesi günü Fitaş Sineması’nda gösterilecek son filmi “At Hırsızları”ndan sonra, dünya gözüyle görme fırsatını yakalayacağız.

Bu hafta sonu öne çıkan film ve etkinliklerden bazıları;

karanligingolgesi.jpg

Kanadalı yönetmen Denys Arcand'ın "Amerikan İmparatorluğu'nun Çöküşü" ile başlayan ve "Barbarların İstilası" ile süren, çağdaş toplumu didikleyen başarılı üçlemesi “Karanlığın Gölgesinde”yi 12 Nisan Cumartesi günü Akbank’ın sunduğu galalarda izleyeceğiz. Komedi öğeleriyle süslü bu dramın anti-kahramanı, hayal dünyasıyla gerçekliği birbiriyle karıştıran Jean-Marc. Bazen beyaz atlı bir prens, bazen bir ekran yıldızı, bazen başarılı bir yazar olan Jean-Marc’la maceradan maceraya koşacağız.

Yine Akbank Galaları’nda gösterilecek diğer bir film ise, Brad Anderson’ın son filmi “Sibirya Ekspresi”. Geçtiğimiz yıllarda festivalde izlediğimiz, psikolojik gerilim türüne ait başarılı filmi “Makinist” ile geniş bir izleyici kitlesi edinen yönetmen, Ocak 2008’de dünya prömiyeri Sundance’te gerçekleşen bu son filminde, ünlü Sibirya Ekspresi’yle Çin’den Moskova’ya yolculuk eden, evli ama mutsuz çift Roy ve Jessie’ye çeviriyor kamerasını. Pazar günü Emek Sineması’nda 21.30 seansında gösterilecek filmde, trende İspanyol Carlos ve matruşka yapıp satan sevgilisi Amerikalı Abbie ile tanışan çiftle birlikte, korkutucu bir kovalamacanın içine çekileceğiz.

sonyolculuk.jpg

Bu yıl festivale yeni eklenen bölümlerden biri de Amerikan Bağımsızları. Son yıllarda ödül üstüne ödül kazanan bağımsızların önemini fark eden festivalde, hafta sonu iki güzel yapım izleme şansına sahip olacağız. Michael Douglas ile Across the Universe’ün başrolündeki Evan Rachel Wood’un yer aldığı, Mike Cahill’in filmi “Define”de annesi tarafından terk edilmiş on altı yaşındaki Miranda’yı izleyeceğiz. Başrolünde John Cusack’ın olduğu, müziklerini Clint Eastwood’un yaptığı James C. Strouse’un filmi "Son Yolculuk" ise, savaş zamanında çocuk yetiştirmekle ilgili şefkatli ve dokunaklı bir hikaye.

athirsizlar.jpg

Genç Ustalar bölümünde ise bizi iki yeni film karşılıyor. Micha Wald’dan “At Hırsızları” ve yönetmenliğini Shira Geffen ile Etgar Keret’in yaptığı “Denizanası”. Oyuncuların da katılımıyla gerçekleşecek gösterimler hafta sonu izleyiciyle buluşacak.

ulz.jpg

Festivalin en önemli bölümlerinden biri de “Dünya Festivallerinden”. Yüzyıl öncesinin teknikleriyle, yüz yıl sonrasının mizahını taşıyan bir bilim kurgu komedisi olan Dr Plonk’un yönetmeni, “Alexandra'nın Planı”yla kanımızı donduran Avustralyalı Rolf de Heer. Şamanların yolunu izleyerek Kazakistan’a “ölmeye” giden bir Fransız’ın, Kazak bir kızla yakınlaşmasını anlattığı hikayesiyle öne çıkan “Ulzhan”ın yönetmeni ise “Teneke Trampet”le hayranlığımızı kazanan Volker Schlöndorff.

dante.jpg

Bu haftanın en önemli etkinlikleri ise kuşkusuz Sinema Dersleri. Cumartesi günü Marc Caro ile başlayan Sinema Dersleri’nde bu hafta Tony Gatlif, Michael Ballhaus ve Alexander Sokurov ile buluşma fırsatı bulacağız. Akbank Sanat ve Mithat Alam Film Merkezi’nde gerçekleşecek sohbetlerin ilki, Fransız çizer, tasarımcı, yönetmen, engin düş gücü ve sonsuz hayal dünyasıyla, Jean-Pierre Jeunet ile beraber, Şarküteri ve Kayıp Çocuklar Şehri gibi renkleri, dekorları ve tuhaf karakterleri fantezi sinemasına yepyeni bir soluk getiren iki şaheser yaratan Marc Caro ile. Tek başına yönettiği ilk filmi "Dante 01"de de sınır tanımayan yaratıcılığını uzaya taşıyan yönetmen, çizimlerinin sinema ile kesişimini, çocuksuluğunu korumasını sağlayan hayal gücünü, yönetmenlik tarzını sinemaseverlerle paylaşacak.

Arzu Dedeoğlu / MİLLİYET

Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adýnýz:
E-posta:
 
Web Sayfas1:
Baţlýk:
UBB Kodu:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img] 
 
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
:!::?::idea::arrow:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.23 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."