|
![]() Ve büyük an. Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan ve başrol oyuncuları kırmızı halıda yürümeye başlıyor. Basın her zaman olduğu gibi 'Look' bağırışlarıyla karşılıyor filmin ana ekibini. Screen'in yıldız tablosunda 2.8'le önde giden 'Üç Maymun'un Cannes macerasını ekipten Aslı Atasoy yazdı: Nuri Bilge Ceylan, uçakta, Cannes'ın başka hiçbir festivale benzemediğini anlatıyor. Cannes havaalanında dünya starları gibi karşılanıyoruz
Kocaman bir film setine benzeyen Cannes, insanın hayatını sonuna dek geçireceği müthiş bir yer. Cannes'da günün ilk saatlerinde benim geceleri giymek için getirdiğim kıyafetlerle dolanan hoş hatunlarla karşılıyor bizi. Şehrin atmosferi bu ayrıntıyı hemen unutup aslında abartının bu şehir için ne kadar doğal bir şey olduğunu gösteriyor. Nuri Bilge dışında ekipten kimse tam olarak filmi izlememişti İlk günümüz otele yerleşmek ve filmi daha görmeden dünya haklarını satın alan Pyramid Yapım'ın patronlarıyla yaptığımız toplantılarla geçiyor. Pyramid'in Başkanı Eric Lagesse, filmi izledikten sonra ne kadar mutlu olduğunu söylüyor. Cannes'a vardığımızda Nuri Bilge dışında ekipten kimse tam olarak filmi izlememişti. Bu yüzden herkes Lagesse'nin yorumlarıyla heyecanlanıyor. Toplantıdan sonra kartlarımızı almak için Festival Sarayı'na gidiyoruz. Kartlar olmadan Cannes'da adım atmanız bile imkansız. Her yerde güvenlik görevlileri kartınıza ve statünüze bakarak nerelere girebileceğinizi söylüyor. Ve burada dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar 'Hayır' kelimesi sözlük anlamını taşıyor. Akşam Nuri Bilge Ceylan dinlenmek için bizden ayrılıyor. Gala için davetiye almakta geç kaldığım için Kırmızı Halı törenini sadece sokaktan izleyebiliyorum. Müthiş bir organizasyon ve gösterinin en şaşalı hali bizi bekliyor. Dünya yıldızlarının geçidi halk tarafından nazik ve sakin bir biçimde karşılanıyor. Filmin ilk basın gösterimi 15 Mayıs günü benim için büyük önem taşıyor. Çünkü filmin ilk basın gösterimi var ve ben ekipte en önce filmi görme ayrıcalığına sahip olacağım. Öğlen 12.00'de Sarayın en prestijli salonu olan Debussy'de yer bulmak imkansız. En önemli sinema basını orada. Film bittiğinde 'Vav' sesleri yükseliyor çoğu kişiden. Olumlu olumsuz tepkilerini göstermekte her zaman rahat olan gazetecilerin çoğu beğeni sözleriyle yorumlara başlıyor. Film sonunda konuştuğum Pyramid yetkilileri aldıkları görüşlere dayanarak 'Ödül şansımız çok yüksek' yorumunu yapıyor. Heyecan biraz daha artıyor. Filmi görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki ile birlikte izliyoruz. Çıkışta Ceylan'a yorumları aktarıyorum ama o her zamanki sakinliğini koruyor. Ceylan, "Sen nasıl buldun?" diyor. "Ellerinize sağlık" diyorum. "Önemli olan izleyiciden bunu duymak" diyerek mütevazılığını bir kez daha gösteriyor. Buluşma noktası Türkiye pavyonu Bu arada başka bir heyecan Türkiye Pavyonu'nda yaşanıyor. Kültür Bakanlığı'nın katkılarıyla hayata geçirilen Türkiye Pavyonu Ankara Sinema Derneği'nden Başak Emre ile Ahmet Boyacıoğlu ve Rıza Sönmez'in enerjisiyle diğer pavyonlardan ayırıyor. Efes, Kavaklıdere ve Kuru Kahveci Mehmet Efendi'nin içecek sponsoru olduğu mekanda, Karaköy Güllüoğlu'nun baklavaları ile Malatya Pazarı'nın kuruyemişleri çekim artıran leziz noktalar. Burası sadece Türkiye'den konukların buluşma yeri değil. Dünya sinema sektöründen önemli yapımcılar, gazeteciler bizi yalnız bırakmıyor. Basın gösteriminden sonra Ceylan için yorucu saatler başlıyor. Ceylan'ın her zaman mesafeli durduğu medya bu kez art arda özel röportajlarla yönetmeni kuşatıyor. Yaklaşık 30 gazeteci Ceylan'la görüşme yapıyor. Günler öncesinden belli olan bu röportajlar 20 dakikalık sürede gerçekleşiyor. Görüşmeler sonrasında festival komitesinin görevlileriyle toplantı yapıyoruz. Kırmızı Halı seremonisi ve gala gecesi için planı anlatıyorlar. Protokol ve akış çok önemli. Herkesin hangi arabayla Festival Sarayı'na gideceği, Kırmızı Halı'daki akış ve oturma planı üzerine tüm stratejileri hata kaldırmayacak şekilde planlamışlar. Hazırlanan programlarda herkesin yapması gerekenler yazıyor. 15 Mayıs günü ayrıca ekibin tamamlandığı gün. Başrol oyuncuları Yavuz Bingöl, Hatice Aslan, Ahmet Rıfat Şungar, Ercan Kesal ve sanat yönetmeni, senarist Ebru Ceylan büyük bir heyecanla Cannes atmosferine karışıyor. Akşam yenen ekip yemeği Cannes'ın en neşeli anlarından biri olarak ekip günlüğünde yerini alıyor. 'Sanki Ceylan filmindeyiz' 16 Mayıs Cuma gala günü. Sabah erken saatlerde başlıyor program. Önce Türkiye Pavyonu'nda buluşuyoruz. Her zamanki gibi bir sürü röportaj yapılıyor. İlk günkü yaz havası yerini Ceylan'ın filmlerindeki havaya bırakıyor. Rüzgar ve hafif yağan yağmur karşılıyor bizi. Bütün gazeteciler büyük bir hızla ve rüzgara aldırmadan deniz kenarında yapıyorlar görüşmeleri. Ve aynı espri yapılıyor "Sanki Ceylan filmindeyiz." Saat 11.50'de festival görevlileri bizi alıp Festival Sarayı'na götürüyor. Saray bahçesinde Başkan Thierry Fremaux karşılıyor bizi. Güzel yorumlarıyla Ceylan'ı tebrik ediyor ve Cannes'da tekrar kendisini görmekten ne kadar mutlu olduğunu söylüyor. Bu alanda sadece festivalin özel kameraları çekim yapıyor. Daha sonra basın için fotoğraf çekimi töreni başlıyor. Fremaux'un anonsuyla ekip fotoğraf çekimi için basın karşısına çıkıyor. Foto muhabirleri güzel sözleriyle herkesin havaya girmesini sağlayarak güzel kareler yakalıyorlar. Fotoğraf çekimi sonrası basın toplantısı büyük bir hız ve enerjiyle gerçekleşiyor. Yine katılım çok yüksek. Sorular daha çok yönetmene geliyor. Planlandığı gibi bir saatin sonunda toplantı sona eriyor. Sorular daha çok bu filmin diğer filmlerden daha farklı olması üzerine. Ceylan verdiği yanıtlarda önceden planlanmış şeylerden çok hoşlanmadığını söylüyor. "Bukalemun gibiyim. Film çekilirken değişen koşullara göre hemen değişiklik yaparım. Hiçbir şeyden emin olmuyorum. Bu yüzden bu emin olmama halini çekimler esnasında koruyorum. Sanat emin olmadığımız şeyleri ifade etme aracı değil mi zaten?" diye sorarak bu şüpheyi salona yöneltiyor. Hatice Aslan kendisini Fransız kuaföre emanet ediyor Nuri Bilge Ceylan ve ekip basın toplantısı sonrasında öğle yemeğinde attı yorgunluğunu. Akşam için hazırlanmak üzere ayrılıp hazırlıklarımıza başlıyoruz. Hatice Aslan başrol kadın oyuncu olduğu için iyi bir kuaföre gidip Fransız zevkine emanet etti kendini. Ortaya çıkan sonuç gayet başarılı, Özlem Süer'in hazırladığı özel elbiseyle dünya starına dönüşüyor. Hazırlıklar sonrası festivalin gayrı resmi üssü Grand Otel'de 'Üç Maymun' şerefine Pyramid'in düzenlediği kokteyl var. Basının alınmadığı kokteyl sonrası arka bahçeye sırayla çıkarak arabalara biniliyor. Dokuz araba arka arkaya Festival Sarayı'na doğru yola çıkıyor. Bu esnada Cannes'ın trafiği kesilmiş durumda, yol kenarında halk izliyor. Önde eskortlar olduğu halde kırmızı halıya geliyoruz. Kravatı papyon gibi bağlamak... Festival Sarayı'nın önündeki Kırmızı Halıda çok sıkı güvenlik önlemleri var. Yavuz Bingöl'ün yardımcısı Erden Demir'e kravatlı olduğu için halıda yürüyemeyeceğini söylüyorlar. Demir çaresizlik içindeyken yine güvenlik görevlileri kravatı papyon gibi bağlayarak çözüm üretiyor. Ve büyük an geliyor. Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan ve başrol oyuncuları kırmızı halıda yürümeye başlıyor. Onları Zeynep Özbatur ve yabancı yapımcıların olduğu grup izliyor. En arkada ise yapım ekibi giriyor. Basın her zaman olduğu gibi 'Look' bağırışlarıyla karşılıyor filmin ana ekibini. Herkesin çok şık olduğu salon tamamen dolu. Alkışlarla karşılanan ekip içeri girer girmez film başlıyor. Gösterim sonrasın 15 dakika boyunca alkışlanan Ceylan ve ekibinin tebrikleri kabul etmesi de bir o kadar sürüyor. 4 üzerinden 2.8 ortalama ile listenin birinci sırası Ertesi gün Cannes'ın resmi günlük yayını Screen'da 'Üç Maymun', sinema yazarlarından 4 üzerinden 2.8 ortalama tutturarak listenin birinci sırasına yerleşiyor ve daha sonra da birinciliği kimselere kaptırmıyor. Bu puan 'İklimler'in önceki sene aldığı 2.7'den daha yüksek. Psikolojik olarak moralleri yükselten yorumları da eklenince her şeyin yolunda gittiğini söylemek mümkün.
ASLI ATASOY (Radikal) |
User21
- 'Ahlâklı sosyalist'ten yürek paralayıcı bir insanlık trajedisi
- 'Altın İskender' sahibini buldu
- Doğmamış / The Unborn
- Tatil Kitabı
- Yalansız dolansız, 'yaşayan' bir Atatürk…
- Sen 'mal' olursan, 'Fitne'yi de işte böyle gözüne sokarlar!
- Uyuyan imparator istemiyoruz!
- Sibirya Ekspresi / Transsiberian
- Pazar-Bir Altın Portakal masalı
- Karabey: 'Tribeca'da en önemli ödülümü aldım'
|
Ve Yusuf ve annesi ve güğümler... |
| Uğur Vardan - Radikal | |
|
Dâhiyane bir film üzerine eskiz |
| Atilla Dorsay - Sabah | |
|
Haddi aşan bir sözcük için, 'muhafazakâr sinemacılar'dan özürümdür… |
| Ali Murat Güven - Yeni Şafak | |
|
Süt'’ü kana kana izleyin |
| Serdar Akbıyık - Star | |
|
Çağımızın bir kahramanı |
| Cüneyt Cebenoyan - Birgün | |





