| |||||||
| ''Münferit'' filminin yönetmeni Dersu Yavuz Altun, Türkiye'de ya ''gişeye oynayan, ticari ve özellikle insanların zaafları üzerine'' ya da ''Cannes veya Berlin gibi büyük festival jürilerini memnun edecek'' filmler yapıldığını savunarak, ''Bence bu ikisi arasında etik olarak hiçbir fark yok. Her ikisi de sanatı, sanatın yaratıcı özünü ve ruhunu zedeleyen yaklaşımlar'' dedi. Altun, 9 Mayısta vizyona girecek olan, senaryosunu yazdığı, yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı filmi ''Münferit'' ile sinema sektörü hakkında soruları yanıtladı. Filmin senaryosunu 3 değişik gazete haberinden yola çıkarak yazdığını anlatan Altun, şöyle konuştu: ''Senaryonun asıl çıkış noktasını da 1999 yılında Karabük'ün Ovacık ilçesinde yaşanan bir olay oluşturdu. Ovacık'ta Telekom çalışanları insanların telefonlarını dinleyip, izinsizce kaydedip, şantaj aracı olarak kullanıp kadınlara tecavüz ettiler. Senaryonun merkezinde bu haber var. Onun dışında birbirinden bağımsız 2 gazete haberini de iç içe geçirerek yeniden kurguladım.'' Altun, filmine ''Münferit'' adını vermesinin gerekçesini de ''Bunlar münferit, tekil gibi duran olaylar ama arkasında hiç de münferit olmayan ilişkiler ağını beraberinde getiriyor. Münferit, aslında ironik bir göndermedir. Türkiye'de de bu sözcük kullanıldığı zaman genelde arkasından pek de hayırlı şey çıkmaz'' diye açıkladı. Türkiye'de çok fazla denenmeyen bir tür olan ''kara film'' üzerine sinema dilini kurmaya çalıştığını belirten Altun, filmin, senaryo ve sinema dili ile var olan Türk filmlerinin dışında, seyircileri şaşırtacak bir sinema filmi olduğunu anlattı. ''Münferit''in absürt ya da deneysel bir film değil, başı, sonu, hikayesi, çatışmaları, derdi belli bir film olduğunu belirten Altun, ''Sadece ele aldığı konular biraz cesaret gerektiren konular'' dedi. -''SİNEMA SEKTÖRÜ KÖY BAKKALI GİBİ''- Kültür ve Turizm Bakanlığından destek gören ''Münferit''in tasarlanması, çekimi ve seyirciye sunulmasına kadar geçen sürede tam anlamıyla bağımsız bir film olduğunu ve bağımsız sinema yapanların yaşadığı tüm sıkıntıları yaşadığını anlatan Altun, filmin, arkasında hiçbir yapım-dağıtım şirketi olmadan, hiçbir sponsor almadan, tümüyle projeye inanan insanların özverileriyle ortaya çıktığını söyledi. Altun, ''Keşke sinemamız sektör olabilse, endüstriye dönüşebilseydi. Ben bir yıldır bu filmle birlikte sinema sektörünü daha yakından tanıdım. Maalesef sinema sektörü köy bakkalı gibi. Hiçbir kurumsallaşma, hiçbir uzun vadeli projelendirme söz konusu değil. İşler, el yordamıyla gidiyor, günü kurtarma üzerine, 40 yıllık şirketler bile kurumsallaşamamış'' diye konuştu. Bağımsız sinemayı, ''arkasına büyük sermaye gruplarını, büyük yapım şirketlerini almadan, fikir aşamasından seyircisine ulaşmasına kadar düşük bütçeli ve bütünüyle de kendi kontrolünde gelişen sinema yapma eğilimi şeklinde gördüğünü'' ifade eden Altun, ''Biz, gerçekten bir bağımlılığımız olmadan bu projeyi gerçekleştirdik. Tek başıma diyebilirim, hatta bağımsızlığı da geçtik biz, yalnız olarak bir film gerçekleştirdik'' dedi. -''BAĞIMSIZ SİNEMAYI ÖNEMSİYORUM''- Dersu Yavuz Altun, bağımsız sinemacıların dünyada da sinema sanatını geliştiren işler yaptıklarını belirterek, gişe garantisi düşünülmeye başlandığı andan itibaren senaryodan oyuncu seçimine kadar bağımlı olmaya başlandığını, bunun da ticari, popüler denilen sinemayı beraberinde getirdiğini söyledi. Bağımsız sinemayı önemsediğini vurgulayan Altun, Kültür ve Turizm Bakanlığının filmlere verdiği desteğin önemine işaret etti. Bu destek sayesinde sinema sektöründe bir canlanma yaşandığını, ilk filmini çeken birçok yönetmen olduğunu anlatan Altun, böylece farklı bir sinema dili ve anlatımı görülmeye başladığını söyledi. Altun, ''Sinema, farklı arayışları olan çalışmalardır. Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle bağımsız sinemacıların çoğalmasının Türk sinemasını zenginleştirdiğini düşünüyorum. Yoksa genelde popüler sinemanın hakimiyetinde, sanat olarak sinemanın gelişmesine hizmet etmeyen bir atmosfer olacaktı'' dedi. Sinemanın ve sanatın ''yaşama sanatına'' hizmet etmesi gerektiğine inandığını vurgulayan Altun, seyircinin filmi izlemek için ayırdığı 2 saati ''değerli ve anlamlı 2 saate dönüştürme'' iddiası olmayanların film çekmemesi gerektiğini söyledi. Sinemayı ''toplumsal yüzleşme alanı'' diye nitelendiren Altun, ''Biraz korkularımızla yüzleşmek, biraz da farkında olduğumuz ama dillendiremediğimiz bir dünyayla yüzleşmek için bu filme gideceğiz diye düşünüyorum'' dedi. -''AYAZ''IN ÇEKİMLERİ ARALIKTA BAŞLAYACAK- ''Münferit''ten beklediği tek başarının, ikinci filmini çekebileceği olanakları sağlaması olduğunu ifade eden Altun, ikinci filmi ''Ayaz''ın soğuk ve karlı bir havada çekilmesi gerektiği için çekimlerine Aralık ayında kar yağar yazmaz başlayacağını söyledi. ''Ayaz''ın ''suç ve vicdan'' kavramını tartışan bir film olacağını belirten Altun, ''Filmde 5 yaşında bir çocuk ve onun annesini öldüren bir katil var. Bu ikisi birlikte yaşamak zorundalar. Bu çocukla annesinin katili olan adamın suç ve bağışlama meselesini tartışan bir film'' diye konuştu. Yönetmen Altun, bu tür konuları seçmesinin nedenini ise şöyle açıkladı: ''Türkiye'de yaşanan eziyetlerin sinemada dillendirmesini yapacak yönetmenlerin sayısı son derece az. Ben o konuda rahatsızım. Bu ülkede 2 tür film çekiliyor. Birincisi gerçekten gişeye oynayan, ticari, özellikle insanların zaafları üzerine yapılan filmler. İkincisi de Cannes ya da Berlin gibi büyük festival jürilerini memnun edecek filmler. Bence bu ikisi arasında etik olarak hiçbir fark yok. Her ikisi de sanatı da sanatın yaratıcı özünü ve ruhunu zedeleyen yaklaşımlar. Sinemanın aynı zamanda toplumsal sorumlulukları, içinde yaşadığı coğrafyaya ve insanlara karşı sorumlulukları var. 'Kendi insanımla meselemi nasıl çözerim' merkezli filmlerin çekilmesi lazım.'' -FİLM 9 MAYISTA VİZYONA GİRECEK- Daha önce çektiği kısa filmlerle çeşitli ödüller alan Dersu Yavuz Altun'un senaryosunu yazdığı, yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı filmi ''Münferit'', 9 Mayısta vizyona girecek. Görüntü yönetmenliğini İlker Berke'nin üstlendiği, müziklerini Tolga Burkay'ın yaptığı filmde Ali Erkazan, İdil Fırat, Mahir İpek, Serhat Nalbantoğlu ve Öze Solak rol aldı. Filmin konusu özetle şöyle: ''Deniz altındaki bir arabadan çıkarılan 2 erkek cesedi ve yol ortasında ağır yaralı bulunup hastanede ölen 2 çocuk cesedi olmak üzere 4 ceset vardır. Şirin kasabada yaşayan onlarca genç kadına da tecavüz edilmiştir. Tecavüz edilen kadınlardan biri, Aylin öğretmen sorgulandıkça geçmişe dönülür ve cesetler arasındaki ilişkiler yavaş yavaş ortaya çıkar. Ancak ortaya asla çıkmaması gereken sırlar da vardır.'' ''Münferit'' ilk kez 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde gösterildi. Film, 19. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde, 6. Berlin Türk Filmleri Haftası'nda ve 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nde seyirci ile buluştu. Yönetmen Dersu Yavuz Altun, 19. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ''Umut Veren Yeni Senaryo Yazarı Ödülü''nü aldı. -DERSU YAVUZ ALTUN KİMDİR?- Dersu Yavuz Altun, 1967 yılında Ankara'da doğdu. Anadolu Sanat Merkezi'nde oyuncu olarak tiyatroya başlayan ve tıp öğrenimini yarıda bırakan Altun, 1991'de Ankara Masal Tiyatrosu'nun Sanat Yönetmenliği'ni üstlendi ve oyuncu, yazar, yönetmen olarak tiyatro serüvenini sürdürdü. Ankara Sanat Tiyatrosu'nda çocuk tiyatrosu birim sorumluğuna getirilen ve daha sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesine giren Altun, Ziraat Bankası Çocuk Tiyatrosunu kurdu ve yazıp yönettiği ''La Fonten Hayvanlar Mahkemesinde'' ve ''Yalancı Soytarılar'' adlı oyunlarla 2 yıl boyunca toplam 220 gösteri gerçekleştirdi. Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği başkanlığı, UPS Çocuk Kültür Merkezi ile kurucusu olduğu Tiyatro Yeniden'in sanat yönetmenliğini yapan Altun, birçok tiyatro oyunu yazdı. Altun, yaptığı 3 kısa filmle ve oyunlarla çeşitli ödüller aldı.
Powered by !JoomlaComment 3.23
3.23 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
- Çağdaş Sinema Oyuncuları ödülleri dağıtıldı
- Öldür.com / Untraceable
- Kazak yönetmen İskoç çizgi-romanına bakıyor
- Gerçek bir kumarbazlık hikayesi
- Wanted
- 5. Adalar Kısa Film Yarışması başvuruları başladı
- Umut-Sanat Ürünleri şirketinden örnek bir davranış
- Bütün bu iyi gelişmeler, kıyametin habercisi olmalı...
|
Bana aksiyonun yolları, sana kurşunlar |
| Uğur Vardan - Radikal | |
|
Kazak yönetmen İskoç çizgi-romanına bakıyor |
| Atilla Dorsay - Sabah | |
|
Bunu hak ediyorsunuz.... |
| Nihal B. Karaca - Zaman | |
|
İstanbul'u dünya çapında'marka kent' yapabilecek kişi, J.J. Abrams'tır! |
| Ali Murat Güven - Yeni Şafak | |
|
İnternette cinayet! |
| Arzu Dedeoğlu - Milliyet | |
|
Tuzla'da Ölüm ve Yaşam |
| Cüneyt Cebenoyan - Birgün | |
|
Sömürücü(ler) |
| Uğur Kutay - Birgün | |




