|
Törende Tuncel Kurtiz duygulu anlar yaşadı. Altın Koza Film Festivali'nde usta oyuncu ödülü gözyaşları içinde Tuncel Kurtiz'e verildi
15’inci Altın Koza Film Festivali’nde Tuncel Kurtiz, ‘Türk Sineması'nda Bir Usta Oyuncu’ ödülünü gözyaşları arasında aldı. Türk Sineması’nda 50 yılını dolduran Tuncel Kurtiz için Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda düzenlenen ödül törenine festivale gelen birçok sanatçı katıldı. Hayranlarının yoğun ilgi gösterdiği Tuncel Kurtiz, salona geldiğinde dakikalarca ayakta alkışlandı. Tören Tuncel Kurtiz’in sinema yaşamını konu alan sinevizyon gösterisiyle başladı. Tuncel eşi Menend Kurtiz ile birlikte sinevizyonu izlerken duygusal anlar yaşadı. Sinevizyonun sonunda Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile birlikte salondaki tüm konuklar Kurtiz’i ayakta alkışladı. Gözyaşlarına hakim olamayan Kurtiz ise ayağa kalkarak hem sinemacı arkadaşlarını hem de vatandaşları selamladı. Kurtiz yerine oturduğunda gözyaşlarını elleriyle sildi. Daha sonra ödülünü almak için sahneye çıkan Kurtiz’in “Hiçbir zaman usta olmayı kabul etmediğimi, her zaman bir öğrenci olduğumu ve her zaman yanlış yapabileceğimi, sezgilere ve insana sonsuz güvendiğimi söylemek istiyorum” sözleri de dakikalarca ayakta alkışladı.Sinema yaşamında anılar anlatan Kurtiz, Yılmaz Güney’in memleketinde ödül almaktan gurur duyduğunu söyledi. Sinema ve Yılmaz Güney Sinema yaşamına Güney ile başladığını belirten Kurtiz, zaman zaman alkışlarla kesilen konuşmasında şunları söyledi: “Ben bir gezginim. Babamın mesleği nedeniyle Anadolu’yu dolaştım. 14 yaşımda Mersin’in Silifke İlçesi’nde Çukurova’yı tanıdım. Çocuktum ama tanıdım. Toprağı tanıdım, Orhan Kemal’i tanıdım. ‘Avare Yıllar’ ve ‘Baba Evi’ benim kafamda çılgın bir hikaye gibi dolaştı durdu. Daha sonra Yılmaz Güney’i tanıdım. Ve nice Adanalı arkadaşım oldu. Yılmaz Güney ile arkadaşlığımız üniversite yıllarında başladı. Çok farklı bölümlerdeydik ama ikimizde Türkiyemizi, insanlarımız seviyorduk ve solcuyduk. İkimizde rüyası harkülade bir bahçeydi, ikimiz de o genç, cesur, acemi kafamızla diyor ki, ‘500 yıllık bir kapitalizm insanlığı bu hale getirmiştir’ Biz geçmişimizle de hesaplaşarak, önce memleketimizi, insanlarımızı ve dünyayı sevmek zorundayız. Nazım Hikmet 18 yıl benden saklanıldı. Evet Yılmaz Güney ile üniversite yıllarında tanışmıştık o iki film yapmıştı üstelik. O İktisat fakültesinde okuyordu, bense hukuktaydım. Ben tiyatroyu seçtim, o sinemayı. Ama ikimiz de yazar olmak istiyorduk. Çok güzel hikayeler yazıyordu. Ve ‘Üç Bilinmeyenli Eşitsizlik’ isimli öyküsüyle Yılmaz, 7,5 yıl mahkumiyetle Yargıtay’a gitti. Geldiği zaman ben ilk filmimi yapmıştım. Ve hemen Yılmaz ile film yapmaya başladık. Ben tiyatrodaydım daha çok ama hep Yılmazlı filmlerde oynadım. Sonra ‘Umut’u yaptık. ‘Umut’ Misis ile Ceyhan Nehri arasında bir rüyadır. O bizim rüyamızdı, defineyi bulacaktık bir gün. Ama böyle mi bulanacaktı define. Sonra ‘Sürü’ye çağırdı beni. ‘İhtiyar’ derdi bana. Ondan sonraki günlerde işte bu iki film bana iki kanat oldu. Avrupa’da gönüllü ve gönülsüz sürgün yıllarımda iş bulmamı sağladı. Yani mesleğim bana çok güzel şeyler verdi, bu arada tabi ki hala arkadaşım olan Yılmaz Güney’i verdi.” Mesleğinin kedisine kazandırdığı önemli isimler arasında Can Yücel’in de olduğunu belirten Kurtiz, konuşmasını Yücel’in ‘Sevgi Duvarı’ adlı şiiriyle tamamladı. Kurtiz’in konuşması ve okuduğu şiir törene katılan sanatçılara duygusal anlar yaşattı. İsabetli isim Kurtiz’e ödülünü vermek için sahneye çıkan Başkan Durak, “Yönetim kurulunun ödülü vermek için ne kadar isabetli bir isim seçtiği salonun atmosferinden anlaşılıyor. Tüm emektarları kutluyorum. Sanatçı Kurtiz’in gözyaşları da Adanalılarla buluşmanın sonucu diye düşünüyorum” dedi. Başkan Durak, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdulrahman Çelik ile birlikte ödülü Kurtiz’e verdi. Festival kapsamında Kurtiz’in yaşamını konu alan kitap da Başkan Durak tarafından Kurtiz’e sunuldu. Tören sonrası Kurtiz, lise öğrencilerinin verdiği çiçeği aldı. Festival kapsamında Tuncel Kurtiz’in oynadığı Reis Çelik’in ‘İnat Hikayeleri’, Zeki Ökten’in ‘Sürü’, Yılmaz Güney’in ‘Umut’ adlı filmleri ve Tuncel Kurtiz hakkında Mehmet Eryılmaz’ın çektiği belgesel film ‘Bedr’ de gösteriliyor. (dha) Kurtiz’in törende okuduğu Can Yücel şiiri: Sevgi Duvarı Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi Dilimizde akşamdan kalma bir küfür Salonlar piyasalar sanat sevicileri Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni Yakanda bir amonyak çiçeği Yalnızlığım benim sidikli kontesim Ne kadar rezil olursak o kadar iyi Kumkapı meyhanelerine dadandık Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri Çöpçülerin elleriyle okşardım seni Yalnızlığım benim süpürge saçlım Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi Baktım gökte bir kırmızı bir uçak Bol çelik bol yıldız bol insan Bir gece Sevgi Duvarını aştık Düştüğüm yer öyle açık seçik ki Başucumda bi sen varsın bi de evren Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi Yalnızlığım benim çoğul türkülerim Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi |
User21
|
Ve Yusuf ve annesi ve güğümler... |
| Uğur Vardan - Radikal | |
|
Dâhiyane bir film üzerine eskiz |
| Atilla Dorsay - Sabah | |
|
Haddi aşan bir sözcük için, 'muhafazakâr sinemacılar'dan özürümdür… |
| Ali Murat Güven - Yeni Şafak | |
|
Süt'’ü kana kana izleyin |
| Serdar Akbıyık - Star | |
|
Çağımızın bir kahramanı |
| Cüneyt Cebenoyan - Birgün | |




