| Elveda, sinemamızın son yapımcısı |
|
|
|
| Atilla Dorsay - Sabah tarafından yazıldı | |||||||
| Cumartesi, 26 Nisan 2008 12:38 | |||||||
|
Kadri Yurdatap, Kızgın Toprak, Tövbe, Züğürt Ağa, Kaçıklık Diploması ve Hiçbiryerde gibi unutulmaz yapımlara imzasını attı. Geçtiğimiz hafta aramızdan ayrılan yapımcı, Türk sinemasına en çok emek verenlerden biriydi. Sevgili Kadri Yurdatap da gitti. 77 yaşındaymış. "Demek ki zamanı gelmiş bir ölüm," diyebilirsiniz. Ama onu tanıyanlar yaşını akıllarına bile getirmezler, hatta o yaşta olduğuna kesin inanmazlardı. Öylesine genç, hatta çocuk kalmış bir adamdı; öylesine dinamik, neşeli ve üretkendi. Kadri Yurdatap, en çok yapımcı olarak bilinirdi. Öyleydi de: 1960'lardan 2000'li yıllara dek, 40 yıl boyunca 60'ı aşkın film yaptı, birçok yönetmene ilk şanslarını verdi. Her dönemde etkin olmayı başardı. Onun bize kazandırdığı filmler arasında Kızgın Toprak'tan Canavar Cafer'e, Tövbe'den Haram'a, Züğürt Ağa'dan Benim Sinemalarım'a, Kaçıklık Diploması'ndan Hiçbiryerde'ye kadar öylesine çeşitli ve unutulmaz yapımlar vardır ki... Sinemamızda klasik anlamdaki son yapımcıydı; bir projeyi ilk aşamasından izleyerek sonuna dek yürüten, parayı koyan, filmin yönetmen kadar sahibi ve sorumlusu olan... Klasik Yeşilçam'dan gelmesine karşın en yenilikçi filmlere de destek olmuş, sanatsal çabaları desteklemiş, gençlere kulak vermişti. Kimi sinemalar harika ama hepsi değil!Alışveriş merkezleri ölçüsüzce, düşüncesizce çoğalıyor. Bu konuda tüm dünya kentlerinin önüne geçmişiz. Ama yakında kimileri sapır sapır dökülür herhalde... Neyse, sahipleri düşünsün, bizim sorunumuz değil. Ve hepsinde sinema salonları da açılıyor. Kimileri çok iyi. Örneğin son zamanlarda basın gösterimlerinin bir bölümüne mekân olan Nişantaş City's salonları her açıdan harika. Aynı şeyi, Balıkesir'deki Yaylada Alışveriş Merkezi'nin içindeki son derece çağdaş Cinemarine sinemaları için de söyleyebilirim. Balıkesirliler bunun kıymetini bilsin! Ama hepsi öyle değil. Örneğin 'doktorlar buluşması' için gittiğim, biri Kozyatağı'nda diğeri Ataköy'deki adını vermeyeceğim multipleks'lerde küçücük salonlarda, ince bir şerit gibi uzanan, yükseklikleri son derece yetersiz o sözüm ona perdeler ancak gülünçtü. Ve filmler tam boyutunda izlenemiyor, habire kafalar kesiliyordu. Bu çağda ve bu rekabet ortamında böyle olmamalı. İmamın böylesi de oluyor![]() Balıkesir'de bir imamla tanıştık. Yıldırım Camii imam-hatibi H. Mustafa Sarı. Genelde hiç tanımadığımız ve tanışmadığımız bu meslek grubundan öyle bir insandı ki, sanki imamlara bakışım değişti. Mustafa Bey, sadece kendisini Allah'a adamış bir iman adamı değil. Ayrıca tam bir sanat meraklısı. İvrindi'nin Ayaklı Köyü'nden geliyor. Köyündeki sokak isimlerini derleyip kökenlerini araştırmış, yöredeki türküleri derlemiş: İki Keklik veya Dursunbey'in Hanları gibi ünlü olanları var. Yıllardır sanat dergilerini izliyor, en beğendiği Milliyet Sanat. Ve zaman zaman bu dergilerdeki yazılardan, örneğin Zeynep Oral'dan aldığı cümleleri vaazlarına kattığını söylüyor. Vaazında Zeynep Oral cümlesi kullanan bir imam ne hoş, değil mi? Gördüğünüz gibi, dünyalarımız sanıldığı kadar farklı değil, birbirimize kimilerinin özellikle düşündürmek istediği kadar uzak değiliz. O farklı dünyalar da kimi zaman köprülerle birleşebilir. Balıkesir'de Sinema Günleri![]()
Powered by !JoomlaComment 3.23
3.23 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
|||||||
| Son Güncelleme ( Cuma, 09 Mayıs 2008 17:28 ) | |||||||
|
Evlat acısı hiçbir şeye benzemez |
| Uğur Vardan - Radikal | |
|
Elveda, sinemamızın son yapımcısı |
| Atilla Dorsay - Sabah | |
|
Yolu sevgiden geçen sadizm |
| Nihal B. Karaca - Zaman | |
|
Umut-Sanat Ürünleri şirketinden örnek bir davranış |
| Ali Murat Güven - Yeni Şafak | |
|
"Karamel" tadında bir film! |
| Arzu Dedeoğlu - Milliyet | |
|
Burjuvazinin gizemli iticiliği |
| Cüneyt Cebenoyan - Birgün | |
|
Ne olacak bu ‘kapalı mekân’ın hali? |
| Uğur Kutay - Birgün | |




