Pazartesi, 12 Mayıs 2008
 
"Karamel" tadında bir film! PDF Yazdır ePosta
Arzu Dedeoğlu - Milliyet tarafından yazıldı   
Cuma, 18 Nisan 2008 11:55
Bu yıl 27'ncisi düzenlenen Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin açılış filmi "Karamel" sinema kariyerine oyuncu olarak başlayan Nadine Labaki'nin ilk yönetmenlik deneyimi. Beyrut'ta yaşayan beş kadın karakter üzerinden yola çıkarak, kadınların dünyasını anlatan bu eğlenceli filmin senaryosu da Labaki'ye ait.


Hikayesini “Beyrut”a adayan yönetmen, kamerasını şehrin sokaklarından ziyade, hareketli ve tümüyle kadınlara ait bir dünyaya, Si Belle Güzellik Salonu’na çevirmiş. Genellikle kısıtlı mekanlarda geçen sahneler; renkli dekorları, Almodóvar kadınlarını anımsatan heyecanlı, zeki karakterleri ve aynı zamanda Labaki’nin eşi olan Khaled Mouzannar’ın eğlenceli müzikleri sayesinde hiç sıkmayan bir film olmayı başarmış. “Karamel” ilk bakışta romantik komedi havası verse de, güçlü hikâyesiyle bu türden ayrılıyor.


Lübnan’da yaşayan kadınların aşkları, dostlukları, karşılaştıkları baskılar; eşcinsellik, yasak ilişkiler gibi konuları direk olmaktan kaçınarak izleyiciye sunan filmdeki en baskın karakter Si Belle Güzellik Salonu’nun gözde çalışanı Layale. Yüzünü tüm film süresince bir kez dahi göremeyeceğimiz gizemli sevgilisiyle, karısından arta kalan kaçamak zamanlarda yasak bir ilişki yaşayan Layale, kendisine ve ailesine söylediği yalanlarla yürütmeye çalıştığı bu ilişkinin baskısıyla gittikçe daha fazla mutsuzlaşıyor.


Başta Layale olmak üzere filmdeki tüm kadın karakterler, ne kadar güçlü ve sert görünseler de, aşk karşısında tüm zırhlarını indiriyorlar. Bazen başkalarına, bazen kendilerine yalanlar söylüyor ve bazen de o kadar yaklaştıkları halde geri çevirdikleri aşk sayesinde, kendi hayatlarıyla barışıyorlar.


Karamel, aslında birbirinden çok farklı ama birbiriyle çok yakın beş kadın karakterin hayatları ve aşkı arayış çabaları üzerine kurulu bir film. Layale, güçlü kişiliğinin altında, uysal bir aşık taşıyor, ama kalbinde yeri olmayan bir erkeğin karşısında kırılması mümkün olmayan sertlikte bir kabuğa sahip. Nisrine, Hıristiyan Layale ile beraber çalışıyor ve onun en yakın arkadaşı. Ait olduğu Müslüman çevrenin gelenekleriyle çatışsa da yaşam tarzını mümkün olduğunca sürdürmeye çalışıyor. Rima, erkekler yerine kadınları seven biri. Onun için aşk sevdiği kadının saçlarını uzun uzun yıkamak, onunla sohbet etmekten ibaret… Jamale ise iki çocuğunu tek başına büyütmeye çalışan, yaşlanmaktan ölesiye korkan bir kadın ve her şeye rağmen çok güçlü. Filmdeki en zayıf karakter Rose. Hafif çılgın ablasıyla beraber yaşayan Rose, aşkı çoktan unutmuş, belki de hiç yaşamamış bir kadın. Ve bir gün gerçekten sevebileceği Fransız, kapısından giriveriyor. Aşk onu görünürde ne kadar değiştirse ve bambaşka bir kadın yapsa da, hayatını ve zorunluluklarını terk edemeyecek kadar katılaşmış ruhunu aralamayı başaramıyor bir türlü.


Romantik komedilerin alışılmış formülünün aksine finalde karakterlerin hiçbiri gerçek anlamda aşka sahip olmuyorlar, ama gözle görünür biçimde değişiyor ve belki de ilk kez “kendileri” olup, gerçek mutluluğa erişiyorlar. Son sahnede camdan yansıyan yeni imajına gülücükler atarak, memnuniyetle bakan kadın, aslında Layale, Nisrine, Rima, Jamale ve Rose’dan başkası değil!
Yorumlar
Yeni Ekle Ara
Yorum yaz
Adýnýz:
E-posta:
 
Web Sayfas1:
Baţlýk:
UBB Kodu:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img] 
 
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
:!::?::idea::arrow:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.23 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( Cuma, 18 Nisan 2008 11:56 )