|
| Müthiş bir aksiyon olan Ölüm Yarışı bu hafta vizyona giriyor. Filmde hapishanede yapılan ve televizyondan naklen yayınlanan ölümüne bir araba yarışı, direksiyonda ise Jason Statham var Bu hafta vizyona giren Ölüm Yarışı dört dörtlük bir aksiyon macera. Bu tür filmlerin aranan iki isminden biri olan Jason Statham artık bildiğimiz oyunculuğunu burada da konuşturuyor. Diğer bir isim ise Vin Disel. Bu iki oyuncunun filmlerini alıp rollerini değiştirsek bence çok şey de fark etmezdi. İkisi de karizmatik ve fizikleri ile rolleri birbirine çok uyuyor. Filmin diğer oyuncuları da performans olarak göz dolduruyor. Özellikle psikopat hapishane müdiresi rolünde Jon Allen müthiş. Son dönemlerde seyrettiğim en iyi kötü karakter. Sarı saçları, sabit bakışları ve düzgün vücuduyla yaydığı faşizan elektrik, psikopat tanımlamasını tam anlamıyla doldurmasına sebep oluyor. Bir dolu azılı suçlunun bulunduğu hapishanede sadece yürüyüşüyle bile herkesi korkutan kadın tiplemesi psikolojik olarak izleyiciyi etkileyeceğini sanıyorum. Filmin başarılı üçüncü karakteri ise müdürün yardımcısı gardiyan rolünde Jason Clarke. Müdür ve yardımcısı filmin oyunculuk başarısının altındaki en önemli iki isim. Daha Hızlı Daha Öfkeli ve Transformers’dan hatırlayacağımız müzisyen ve aktör Tyrese Gibson ise filmde Jason Statham’ın araba yarışındaki en büyük rakibi. YARATICILIĞA GEREK YOK Yönetmen Paul W.S. Anderson 1975 yapımı olan Death Reacer 2000 filminden etkilenerek bu filmi çektiğini söylüyor. Anderson aynı zamanda senaryoyu da yazmış. 1975’de karanlık geleceği resmeden Death Reacer 2000, 2008’de yakın gelecek olarak filme çekilmiş. Çünkü günümüz o kadar vahşet dolu ki ileride neyi hayal edip, kurgulayıp üstüne bir şey koyacak sinema yaratıcıları bilemiyorlar. Bu tür filmleri düşünürsek mesela Arnold Schwazenegger’in oynadığı 1987 yapımı Koşan Adam’ı hatırlayalım. O da televizyondan naklen yayınlanan bir ölümcül yarışı anlatıyordu. Bunlar artık yaratıcılık gerektirmeyen hikayeler... Çünkü dediğimiz gibi günümüzde vahşet inanılmaz boyutlara ulaştı. Daha da önemlisi günümüzde televizyonlarda yayınlanan reality show’ların geldiği nokta bundan on yıl öncesinin bilimkurgu filmlerinin konuları oluyordu. Evli çiftlerin veya ailelerin birbirlerini yumruklayacak kadar ileri gittiği bu şov dünyasını daha nasıl abartabilirsiniz ki. İşte Ölüm Yarışı bunu Nascar yarışlarını bir hapishane içine koyarak yapmayı denemiş. Silahlarla donatılmış arabaların mahkum yarışçıları beş yarışı birinci bitirirlerse özgürlüklerine kavuşuyor. Durum böyle olunca kan gövdeyi götürüyor. Aksiyon severlerin kaçırmaması gereken bir yapım. Filmin adı: Death Race/Ölüm Yarışı l Yönetmen: Paul W.S. Anderson Oyuncular: Jason Statham, Tyrese Gibson, Joan Allen, Ian McShane Tür: Macera-aksiyon **************************** Bu film çok acayip Filmin adı: Disaster Movie/Acaip Bi Film Yönetmen: Jason Friedberg, Aaron Seltzer Oyuncular: Carmen Electra, Tony Cox, Nicole Parker, Kim Kardashian Tür: Komedi ACAİP Bi Film gülmek için kaçırılmaması gereken bir fırsat. Mel Brooks ile başlayan Steve Martin ve ZAZ grubuna kadar gelen bir türün son örneği. 1984 yılında Top Secret, DVD piyasasına düştüğü zaman bu türle tanışan genç Türk izleyicisi dünyada olduğu gibi büyük ilgi göstermişti yapıma. Daha sonra böyle filmler çokça çekilir oldu Hollywood’ta. 1991 yapımı Hot Shots bunların en başarılılarındandı. Hollywood konu sıkıntısı yüzünden garip kahramanlar ürettikçe bu tür komedilerinde sonu gelmeyecek. Açıkçası bu durumdan çok da bir şikayetim yok. Çünkü dediğimiz gibi bunlar gülmek için birebir yapımlar. GÜLMEK SERBEST Acaip Bi Film’de dalga geçilmeyen yapım yok gibi. Sex and The City’den tutun da Hanckok’a, Juno’dan Indiana Jones’a kadar bütün tanıdıklar bu filmde. Tabii makaraya alınan sadece filmler değil. Son dönemlerin aşırılıklarıyla ün yapmış ismi Amy Winehouse ve Justin Timberlake gibi ünlüler de paylarını alıyorlar yapımda. Filmin oyuncu kadrosu Carmen Electra’yı saymazsak yepyeni isimlerden kurulu. Scary Movie serisinin senaryo yazarlığını yapan Jason Friedberg ile Aaron Seltzer ise filmin yönetmenleri. Aynı zamanda 2006 yılında ülkemizde de vizyona giren Buluşma Olayını da çeken isimler bu türün en yetkin isimleri. Acaip Bi Film’de bilinen her türlü doğal felaketin, göktaşları, kasırgalar, depremlerin yaşandığı bir gecede hayatta kalmaya çabalayan 20’li yaşlardaki bir grup gencin başına gelenler anlatılıyor. Gençler kentteki felaketler birbirini izlerken bu büyük yıkımı durdurabilmek için bir dizi gizemli olayı çözmek zorunda kalıyor. Hollywood’un belki de en güzel tarafı kendisiyle dalga geçmesini biliyor olması. Üstelik bunu bize de sevdiriyor. Gülmek için kaçırılmayacak bir fırsat. ******************************* İntikam sıcak bir duygudur Filmin adı: Max Payne Yönetmen: John Moore Oyuncular: Mark Wahlberg, Mila Kunis, Beau Bridges, Chris O’Donnell Tür: Aksiyon-gerilim - macera Doğu ve Batı arasında birçok fark var. Mesela Doğu kültürü ‘İntikam soğuk yenen bir yemektir’ derken, Hollywood bunu oldukça sıcak bir şekilde tüketir. 1974 yapımı Charles Bronson’un başrolünde oynadığı Death Wish bırakın o dönemi, bugün bile seyrettiğinizde satır altındaki öfke, şiddet hatta ırkçılık ile bizi rahatsız eder ama yine de kült bir filmdir. Yıllar içinde birçok böyle film çevrildi. Bu filmlerin hepsinde de eşi ve çocukları öldürülen polis veya ajan intikamını kanlı bir şekilde alır. İşte bu hafta vizyona giren Max Payne de böyle bir intikam filmi. Mark Wahlberg’in başrolünü oynadığı filmi John Moore yönetmiş. Moore aksiyon türünün başarılı bir ismi. Başrol oyuncusu Mark Wahlberg ise kaliteli bir oyuncu olarak kendini şimdiden kanıtladı. Wahlberg ister duygusal ister aksiyon isterse bilimkurgu olsun her rolün altından kalkabilen bir isim. 2001 yapımı Maymunlar Cehennemi’nden Oscar ödüllü Köstebek’e bütün filmlerinde izleyiciyi etkilemeyi başardı. Filmin ikinci ağır topu ise Chris O’Donnell. 1995 yapımı Batman and Forever’dan sonra ismini bile görmek istemediğim O’Donnel 2004 yapımı Kinsey ile fikrimi değiştirmişti. Onun oyunculuğuna alışmak biraz zor olabilir ama yine de seyretmekten zevk aldığımız bir isim. O’Donnel bu filmde başarılı bir performans çıkarmış. SUÇLUNUN KABUSU Filmin kısa öyküsüne gelince: New York’ta DEA ajanı olan Max Payne hayatta her şeye sahiptir: İyi bir iş, mükemmel bir eş ve güzel bir kız çocuk. Bu Amerikan rüyası kısa zamanda bir kabusa dönüşür. Bir gün eve döndüğünde eşi ve kızını vahşice öldürülmüş halde bulur. Kendi başına bu cinayetin izlerinin peşine düşer. Fakat New York Polis Departmanı onu çeteler, acımasız işbirlikleri ve şehrin gördüğü en şiddetli fırtınanın arasına çeker. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Max, ailesini kaybetmenin verdiği acıyla bu şehirdeki pislikleri çözmek için biçilmiş kaftandır. Beklediği intikamın vakti gelmiştir. ************************** Sevgi Fırtınası Filmin adı: Nights in Rodanthe/Sevgi Fırtınası l Yönetmen: George C. Wolfe l Oyuncular: Richard Gere, Diane Lane, James Franco, Viola Davis Tür: Dram- romantik ADRIENNE çevresini saran çatışmalar üzerinde düşünebilmeye çok ihtiyaç duyduğu için Rodanthe’de sükunet bulmaya gelir. Genç kadının sıkıntılarının kaynağı eve dönmesi için direten kocası ve verdiği her karardan nefret eden kızıdır. Adrienne’in Rodanthe’ye varışından çok kısa bir süre sonra, büyük bir fırtınanın yaklaşmakta olduğu bildirilir. O sırada Dr. Paul Flanner da kasabaya gelir. Motelin tek konuğu olan Flanner’ın amacı kendi vicdan hesaplaşmasını yapmaktır. Fırtına da yaklaşırken ikili huzuru birbirlerinde ararlar. Bu büyülü hafta sonu Adrienne ile Paul’un hayatlarını değiştirecek bir aşkı beraberinde getirir. |
User21
- Bunu hak ediyorsunuz....
- Ca$h
- Balkan usulü bir parapsikoloji hikâyesi
- Made in Europe
- Kadavra / Pathology
- Bir ayrılık senfonisi
- High School Musical 3: Senior Year
- İstanbul Film Festivali’nden (1)
- Çin kültüründen gelen parlak bir dönem filmi
- 'Ahlâklı sosyalist'ten yürek paralayıcı bir insanlık trajedisi
|
Ve Yusuf ve annesi ve güğümler... |
| Uğur Vardan - Radikal | |
|
Dâhiyane bir film üzerine eskiz |
| Atilla Dorsay - Sabah | |
|
Haddi aşan bir sözcük için, 'muhafazakâr sinemacılar'dan özürümdür… |
| Ali Murat Güven - Yeni Şafak | |
|
Süt'’ü kana kana izleyin |
| Serdar Akbıyık - Star | |
|
Çağımızın bir kahramanı |
| Cüneyt Cebenoyan - Birgün | |




